MATRİX FİLM ANALİZİ (FELSEFİK VE PSİKOLOJİK YAPISI)

MATRİX FİLM ANALİZİ (FELSEFİK VE PSİKOLOJİK YAPISI)

Neo’nun Matrix’i arayışını anlatan bu filmde ‘’gerçek’’  Morpheus tarafından, dış dünyada koklayıp, tadıp, dokunup hissedebildiğimiz şeylerin beyne iletilen elektrik sinyallerinin yorumlanmasıdır. Yani gerçek, görelidir. Beyin aktivasyonunun simülasyonu ise Matrix olarak adlandırılıyor. İnsanlar doğaya üstün gelerek yeni buluşlar ortaya koymuş ve gerçek dünyayı buna göre tanımlamışlardır. Gerçek, benlikten bağımsızıdır. Belirli bir yaşa gelindiğinde Matrix’te zihinler özgürleştirilemez çünkü bu çok zordur dolayısıyla gerçek her zihinde böyle kabul görüp, şekil almaya başlar. Matrix’i Antik Yunan’ın ‘’polis’’ine benzetebiliriz. Kendi içinde kural koyucu bir varlığı olan ve üyelerinden bağımsız düşünülemeyecek bir bütün.. Matrix bir sistemdir.

Martix Psikolojik analiz

Cehalet erdemdir çünkü bilmedikçe daha çok öğrenmek isteriz, bilinmeyen bizi rahatsız eder.

Filmdeki çocuğun söylediği: Aslında kaşık yoktur, onu büken senin düşüncen demesi, varlıkların duyu ve zihinle var olduğu, bizim onları anlamlandırdığımızı açıklıyor. Neo ve Kahin’in karşılaşmasında Kahin, ‘’O kişi olmak aşık olmak gibidir, aşık olduğunu yalnızca sen bilebilirsin bunu sana başkası söylemez.’’ Demişti. Yine burada da var olmanın özü ve gerçekliği üzerinde duruluyor. Mükemmel bir dünya olmadığı için matrix tasarlandı, o medeniyetin beşiğiydi. Yolu bilmek ve yolda gitmek farklı şeylerdir. Gerçeğe erişmek, hayatımızın yegane amacıdır. Polis de buna bir araç durumundadır.

Filmin ana fikri ise şudur: Bir şeyi sorgulamaya başlayana dek onun doğruluğunu kestiremezsiniz bu nedenle bilerek savunduklarınız sizi gerçeğe ulaştırır, yoksa sıradan gerçeklik nesneliğin önüne geçemez. Platon’un mağara benzetmesinde olduğu gibi kişiler mağarada bağlıdır, mağaradaki yansımalardan duyulan kuşku onları dış dünyayı keşfetmeye iter ama bu yanılsamalardan kurtulmak çok zordur. Burada Morpheus Neo’ya yol gösteren bir filozofa benzetilebilir. Mağara dışına çıkınca birden bire ışıkla tanışmak kişinin gözlerini kamaştırır, bir körlük yaratır. O an içinde var olduğu durumu idrak edemez, gerçekliğin farkında olamaz, bu nedenle ışığı görünce geri dönüyor.

Yazar : Damla PEKCAN


Please follow and like us:

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook20
Twitter
INSTAGRAM20